top of page

Güçlü Özkaynak, Güçlü Şirket Anlamına Gelir mi?

  • Yazarın fotoğrafı: nfrsl
    nfrsl
  • 5 Tem
  • 3 dakikada okunur

“Borsada 2+2 Her Zaman 4 Etmez”


Borsada yatırımcıların en sık yaptığı hatalardan biri, bilançonun yalnızca tek bir kalemine odaklanmaktır. Bunların başında ise özkaynak gelir. Bir şirketin milyarlarca liralık özkaynağa sahip olduğunu gören birçok yatırımcı, doğal olarak o şirketin finansal açıdan güçlü olduğunu düşünür. Oysa finansal analizde en tehlikeli yanılgılardan biri tam da budur.

Çünkü özkaynak, çoğu zaman yatırımcıların zannettiği gibi kasada duran para değildir.

Muhasebe bize bir rakam gösterir. Finansal analiz ise o rakamın arkasındaki gerçeği sorgular. İşte bu nedenle borsada 2+2 her zaman 4 etmez.


Özkaynak Nedir, Ne Değildir?

Teknik olarak özkaynak; şirketin varlıklarından borçları çıkarıldığında geriye kalan muhasebe değeridir. Ancak bu tanımın içinde önemli bir ayrıntı gizlidir. Çünkü özkaynağı oluşturan kalemlerin tamamı gerçek nakit anlamına gelmez.

Bir şirketin özkaynağının içinde geçmiş yıllar kârları, yeniden değerleme fonları, enflasyon düzeltme farkları, sermaye düzeltme farkları ve hisse ihraç primleri gibi birçok farklı muhasebe kalemi bulunabilir. Bu kalemlerin önemli bir bölümü bugün şirket kasasında duran parayı temsil etmez.

Dolayısıyla bilançoda görülen yüksek özkaynak rakamı, tek başına güçlü likidite veya yüksek finansal güvenlik anlamına gelmez.


Geçmiş Yıllar Kârı Kasa Değildir

Yatırımcıların en çok yanıldığı kalemlerden biri geçmiş yıllar kârlarıdır.

Örneğin bir şirket son on yılda toplam 15 milyar TL kâr etmiş olabilir. Bu tutar özkaynak içerisinde “Geçmiş Yıllar Kârları” olarak görünmeye devam eder.

Fakat o para hâlâ şirkette nakit olarak duruyor mudur?

Çoğu zaman hayır.

O kaynak yıllar içerisinde yeni yatırımlara, fabrika kurulumlarına, araç alımlarına, borç ödemelerine, faiz giderlerine veya işletme sermayesine harcanmıştır. Muhasebe kaydı özkaynakta yaşamaya devam ederken, nakit çoktan farklı varlıklara dönüşmüştür.

Yani geçmiş yıl kârı, geçmişte yaratılmış değeri gösterir; bugünkü kasayı değil.


Yeniden Değerleme Fonları Şirketi Zenginleştirir mi?

Bir başka yanıltıcı kalem ise yeniden değerleme fonlarıdır.

Diyelim ki şirketin sahip olduğu bir arsa yıllar önce 500 milyon TL değerindeydi. Bugün yapılan ekspertiz sonucunda aynı arsanın değeri 5 milyar TL olarak belirlendi.

Muhasebe standartları gereği aradaki 4,5 milyar TL özkaynaklara eklenebilir.

Kağıt üzerinde şirket bir anda milyarlarca lira daha zengin görünür.

Peki şirketin kasasına tek kuruş para girmiş midir?

Hayır.

Arsa satılmadığı sürece bu artış yalnızca muhasebe kayıtlarında vardır. Gerçek nakde dönüşmesi tamamen satışın gerçekleşmesine bağlıdır.


Enflasyon Muhasebesi de Nakit Üretmez

Son yıllarda uygulanan enflasyon muhasebesi de benzer şekilde yanlış yorumlanmaktadır.

Enflasyon düzeltmesi sonucunda bazı özkaynak kalemleri önemli ölçüde büyüyebilir. Ancak bu büyüme, şirketin faaliyetlerinden yeni nakit ürettiği anlamına gelmez.

Sadece bilanço, enflasyonun etkilerine göre yeniden düzenlenmektedir.

Yani rakam büyür; kasa büyümez.


Asıl Sorulması Gereken Soru: Bu Para Nerede?

İşte finansal analiz tam bu noktada başlar.

“Şirketin özkaynağı kaç milyar lira?” sorusundan çok daha önemli bir soru soruyorum:

Bu özkaynağın karşılığındaki varlıklar nerede?

Çünkü şirketin yarattığı kaynaklar mutlaka bir yere dönüşmüştür.

Belki araç filosuna…

Belki fabrikalara…

Belki otellere…

Belki makinelere…

Belki de tahsil edilmesi yıllar sürecek alacaklara…

Bu nedenle yalnızca özkaynağa bakmak yerine, aktif tarafın dağılımını incelemek gerekir.


Araç Kiralama Şirketi Örneği

Bunu bir araç kiralama şirketi üzerinden düşünelim.

Şirketin bilançosunda 20 milyar TL özkaynak görüyorsunuz.

İlk bakışta oldukça güçlü görünüyor.

Fakat aktif tarafa geçtiğinizde varlıkların büyük bölümünün araç filosundan oluştuğunu fark ediyorsunuz. Kasadaki nakit ise toplam varlıkların yalnızca küçük bir kısmı.

Yani şirket aslında nakit açısından değil, varlık açısından zengin.

Bu ayrım son derece önemlidir.

Çünkü bankalar kredi taksitlerini yeniden değerleme fonlarıyla tahsil etmez.

Faiz ödemeleri geçmiş yıl kârlarıyla yapılmaz.

Borçlar yalnızca nakitle ödenebilir.

Eğer şirket yeni nakit üretemiyor ve sürekli araç satarak finansman sağlıyorsa, bilançodaki güçlü özkaynak görüntüsü yatırımcıyı yanıltabilir.


Güçlü Özkaynak Her Zaman Güçlü Finansal Yapı Demek Değildir

Borsa İstanbul’da bunun örneklerini zaman zaman gördük.

Örneğin Kontrolmatik, bilançosunda güçlü özkaynak yapısına sahip görünmesine rağmen, özellikle işletme sermayesi ihtiyacı ve borç yönetimi nedeniyle dönem dönem ciddi finansman baskısı yaşadı. Şirketin bilançosundaki özkaynak büyüklüğü tek başına likidite sorunlarını ortadan kaldırmaya yetmedi.


Benzer şekilde Borlease Otomotiv de özkaynak açısından güçlü görünmesine rağmen, finansal borçlarının çevrilmesi ve nakit yönetimi yatırımcıların yakından takip ettiği temel risklerden biri hâline geldi. Özellikle araç finansmanı gibi sermaye yoğun sektörlerde bilanço büyüklüğü kadar, nakit üretme kapasitesi ve borç çevirme kabiliyeti de belirleyici olmaktadır.

Bu örnekler bize önemli bir gerçeği hatırlatıyor:

Muhasebe gücü ile finansal güç aynı şey değildir.


Gerçek Analiz Özkaynakta Değil, Varlıkların Kalitesindedir

İyi bir yatırımcı yalnızca özkaynak büyüklüğüne bakmaz.

O özkaynağın hangi kalemlerden oluştuğunu inceler.

Daha sonra bu kaynakların hangi varlıklara dönüştüğünü analiz eder.

Ardından şu soruları sorar:

Şirket yeterince nakit üretebiliyor mu?

Borçlarını faaliyetlerinden doğan nakitle ödeyebiliyor mu?

Likidite sıkışırsa bilanço bunu kaldırabilir mi?

İşte gerçek finansal analiz bu sorularla başlar.



Finansal tablolar bize rakamları gösterir. Ancak yatırım kararını belirleyen, o rakamların arkasındaki ekonomik gerçekliktir. Milyarlarca liralık özkaynağa sahip olmak elbette önemlidir. Fakat o özkaynağın ne kadarının gerçek nakit destekli olduğu, ne kadarının muhasebe düzeltmelerinden oluştuğu ve hangi varlıklara dönüştüğü çok daha önemlidir.


Bilançolara bakarken ilk sormanız gereken soru “Özkaynak kaç?” değil.

“Bu özkaynağın arkasında gerçekten ne var?”

Çünkü borsada çoğu zaman yatırımcıyı yanıltan rakamlar değil, o rakamları sorgulamamaktır.

Ve unutmayın;

Borsada 2+2 her zaman 4 etmez.

 
 
 

Yorumlar


  • Instagram
  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • YouTube

Y. Öveçler Mh. Lizbon Cad No:36/5

Çankaya/Ankara, Türkiye

Tel: +905425046471

e-posta: nfrsl@outlook.com

IMG_7393.jpg

©2020 nfrsl. 

Tüm Hakları Saklıdır 

© Copyright
bottom of page