top of page

Borsada Herkesin Konuştuğu 7 Konu: Efsaneler, Alıntılar ve Gerçekler

  • Yazarın fotoğrafı: nfrsl
    nfrsl
  • 3 Ağu
  • 5 dakikada okunur

Herkes Aynı Soruyu Soruyor Ama Doğru Soruyu Soran Çok Az


Borsada yıllardır aynı cümleleri duyuyorum.

“Abi bu hisse daha gider mi?”

“Hocam, almak için geç mi kaldık?”

“Bilanço çok iyi geldi ama hisse neden düştü?”

“Tavan gidiyor, kaçırmayalım mı?”

Aslında bu soruların hiçbiri yanlış değil.

Yanlış olan, bu soruların cevaplarını yanlış yerde aramamız.

Çünkü borsada para kazandıran şey; herkesin bildiği haberi öğrenmek değildir. Herkesin gördüğü olayın arkasındaki gerçeği görebilmektir. Bilgiyi, haberi doğru yorumlayabilmek başarının temelini oluşturuyor.


Ben yıllardır finansın içinde çalışıyorum. Binlerce bilanço inceledim, halka açık veya halka açık olmayan yüzlerce şirket analiz ettim. Reel sektörde kurulan ortaklılarda da borsa da algı/beklenti olarak fark neredeyse yok. Şunu çok net söyleyebilirim:

Borsada ya da diğer yatırımlarında kazananlar daha fazla bilgiye sahip oldukları için değil, doğru soruları sordukları için kazanıyorlar.


Şimdi 7 soru soralım 7 cevap bulalım :


1. “Herkes Konuşuyorsa Ben Geç mi Kaldım?”

Teknoloji sayesinde bilgiye ulaşmak çok kolay artık. Borsada en pahalı şey bilgi değildir.

Geç kalmaktır.

Ama çoğu insan geç kaldığını, fiyat yükseldikten ve pozisyonu kırmızı renge geçtikten sonra anlar.


Bir hisseyi düşünelim…

10 TL’den 12 TL’ye çıktı.

Kimsenin haberi yok.

12 TL’den 15 TL’ye geldi.

Analistler rapor yazmaya başladı.

18 TL oldu.

Twitter’da trend oldu.

20 TL oldu.

Telegram gruplarında “kaçacak” denmeye başlandı.

22 TL oldu.

Youtube’da onlarca video çekildi.

25 TL olduğunda herkes aynı cümleyi kuruyor.

“Abi daha gider mi?”

İşte yatırımcıların büyük kısmı oyuna tam burada giriyor.

Oysa profesyoneller çoktan pozisyonlarının önemli bölümünü almış oluyor.

Çünkü piyasa haberi değil…

Haberin beklentisini satın alır.

Bir fabrikanın yeni yatırım yapacağı söylentisi çıktığında fiyat yükselmeye başlar.

Yatırım açıklanınca biraz daha yükselir.

Fabrika gerçekten açıldığında ise çoğu zaman satış gelir.

Çünkü artık beklenti bitmiştir.

İşte borsada sık duyduğumuz;

“Haberde sat.”

sözü tam olarak buradan gelir.

Artık kendinize şu soruyu sormaya başlayın.

Ben haberi mi satın alıyorum, yoksa beklentinin sonunu mu?

Bu iki soru arasında milyonlarca liralık fark olabilir.


2. Tavan Giden Hisseler Gerçekten Fırsat mı?

İnsan psikolojisi koşan trene binmek ister.

Çünkü herkes kazanıyordur.

Siz dışarıda kalmak istemezsiniz.

Buna finans literatüründe FOMO (Fear of Missing Out) denir. Yani fırsatı kaçırma korkusu.

Ancak şunu unutmayın.

Her tavan yapan hisse kaliteli değildir.

Her kaliteli şirket de tavan yapmaz.

Bir hisse beş gün üst üste tavan olabilir.

Ama kendinize şu soruları sordunuz mu?

  • Bu yükselişi destekleyen gerçek bir gelişme var mı?

  • Şirket yeni bir yatırım mı açıkladı?

  • Karlılığı mı arttı?

  • Büyük bir sözleşme mi imzaladı?

  • Yoksa sadece sosyal medyada konuşulduğu için mi yükseliyor?

Bir örnek daha düşünelim.

Aynı sektörde iki şirket var.

Birincisi;

  • satışlarını %40 artırmış,

  • ihracata başlamış,

  • borçlarını azaltmış,

  • kapasitesini büyütmüş.

İkincisi ise…

Hiçbir yeni gelişme açıklamamış.

Ama sosyal medyada fenomen hesaplarca her gün yeni dedikodular eklenerek konuşuluyor.

(Bu şirketi yazanların da takipçisi çok, isimlerinin önünde de Dr., Prof., Muhasebeci, Uzman vs yazıyorsa peşlerine takılan sayısı çok daha fazla olur)


Bu iki şirketten hangisi daha çok talep görür?


Maalesef kısa vadede pompalanan ikinci hisse daha fazla yükselebilir. Ama uzun vadede fiyatı taşıyacak olan şey tweet sayısı değil…


Şirketin ürettiği değerdir.

Fiyat bir süre manipüle edilebilir.

Ama finansal tablolar uzun süre kandırılamaz.


3. Bilanço Harika Geldi… Peki Hisse Neden Düştü?

Bu soru bana belki de en fazla sorulan sorudur.

Çünkü insanlar şu mantıkla düşünür.

“Kâr arttıysa hisse de yükselmelidir.”

Keşke bu kadar kolay olsaydı.

Borsa matematik işlemi değildir.

Beklentiler piyasasıdır.

Şöyle düşünün.

Şirket geçen yıl 1 milyar TL kâr etmiş.

Bu yıl 2 milyar TL açıkladı.

İlk bakışta harika.

Ama piyasadaki beklenti 3 milyar TL ise…

Yatırımcı hayal kırıklığı yaşar.

Ve hisse düşebilir.

Yani şirket kötü olduğu için değil…

Beklentiyi karşılayamadığı için.

Tersi de mümkündür.

Şirket sadece 900 milyon TL kâr açıklar.

Ama piyasa 500 milyon bekliyorsa…

Hisse sert yükselebilir.

Çünkü kötü görünen bilanço…

Beklenenden iyidir.

Ya da baz etkisi vardır aslında bir önceki dönemlerde bir anomali vardır.

İşte bu yüzden sadece bilançoya değil;

  • beklentiye,

  • marjlara,

  • nakit akışına,

  • borçluluğa,

  • gelecek dönem rehberliğine

aynı anda bakarım.

Tek satıra bakarak yatırım yapanlar yolun sonunu göremeden yolculuğu bırakıyorlar.


4. Uzun Vade Gerçekten Ne Demek?

Birçok kişi uzun vadeyi yanlış anlıyor.

Bir hisseyi üç yıl beklemek uzun vade değildir.

Yanlış hissede on yıl beklemek de yatırım değildir.

Beklemek ile yatırım yapmak aynı şey değildir.

Benim için uzun vade…

Doğru yatırım tezine sadık kalmaktır.

Eğer şirket büyümeye devam ediyorsa,

kârlılığı artıyorsa,

rekabet avantajını koruyorsa,

sektörü gelişiyorsa,

dalgalanmalar beni rahatsız etmez.

Ama yatırım sebebim ortadan kalktıysa…

Artık takvimin hiçbir önemi yoktur.

Bir yatırımcıya şu soruyu sorun.

“Neden bu hisseyi aldın?”

Cevabı;

“Yükselir diye…”

ise ortada tez yoktur.

Ama;

“Şirket önümüzdeki beş yılda kapasitesini iki katına çıkaracak.”

diyorsa…

İşte bu bir tezdir.


İşini iyi bilen biri en kötü dönemlerde bile pozisyonunda ısrarcı olabilir, kurduğu teze sadık kalabilir.


Reklam olarak düşünmeyin ama benim uzun vadeli eğitim programımın amacı da bu: Herkese kendi yatırım tezini yapabilecek ve pozisyonunda ısrar edebilecek bilgiyi/tecrübeyi aktarmak.


5. Stop Oldum… Sonra Hisse Uçtu!

Bunu yaşamayan yatırımcı yoktur.

Hisseyi alırsınız.

%5 aşağı stop koyarsınız.

Sabah açılışta stop olur.

Öğleden sonra hisse %8 yükselir.

Sinir olursunuz.

“Piyasa benim stopumu gördü.”

dersiniz.

Aslında çoğu zaman piyasa sizi değil…

Siz piyasayı tanımıyorsunuz.

Her hissenin günlük hareket alanı farklıdır.

Bazısı günde %2 oynar.

Bazısı %10.

İkisine de aynı stop uygulanamaz.

Stop, rastgele belirlenen bir rakam değildir.

Hissenin volatilitesine göre belirlenmelidir.

Yoksa normal fiyat hareketini zarar zannedersiniz.

Ve iyi şirketlerden erkenden çıkarsınız.


6. Portföyüm Nasıl Oldu da Tek Hisseye Dönüştü?

İlginç ama çok sık yaşanan bir durumdur.

Dört hisseyle başladığınız portföy düşünün.

Hepsi eşit ağırlıkta.

Bir tanesi altı ayda %250 yükseliyor.

Diğerleri yerinde sayıyor.

Artık portföyünüzün yarısından fazlası tek hisse olmuş durumda.

İşte risk burada başlıyor.

Çünkü artık yatırım yapmıyorsunuz.

Tek bir şirkete bağımlı hale geliyorsunuz.

Profesyonel fon yöneticileri belirli dönemlerde portföylerini yeniden dengeler.

Çünkü amaç sadece kazanmak değildir.

Kazandığını koruyabilmektir.

Unutmayın.

Portföy yönetimi hisse seçiminden daha az önemli değildir.

Her zaman dediğim gibi; hem yatırım sepetiniz olacak hem de sepetin içinde değişiklikler yapabileceksiniz.


7. “Yatırım Tavsiyesi Değildir” Cümlesi Gerçekten Ne Anlama Geliyor?

Bu cümleyi her gün görüyoruz.

Ama çoğu kişi anlamını bilmiyor.

Bir yatırım kararı;

  • yaşınıza,

  • gelir seviyenize,

  • borçlarınıza,

  • hedeflerinize,

  • psikolojinize,

  • risk algınıza

göre değişir.

Aynı hisse…

Bir yatırımcı için fırsat,

başkası için büyük hata olabilir.

Ben hiçbir zaman size “şunu alın, bunu satın” demem.

Ben size balık vermem.

Balık tutmayı öğretmeye çalışırım.

Çünkü bir hisse bugün kazandırabilir.

Ama doğru bakış açısı size ömür boyu kazandırabilir.


Borsada Cevaptan Çok Soru Kazandırır

Borsada yıllar içinde şunu öğrendim.

Kaybeden yatırımcılar sürekli cevap arar.

Kazanan yatırımcılar ise doğru soruların peşinden gider.

Bir hisseyi almadan önce kendinize şu soruları sorun:

  • Bu fiyat gelecekte hangi beklentiyi satın alıyor?

  • Bu şirketi neden almak istiyorum?

  • Yatırım tezim tam olarak ne?

  • Bu tezi hangi gelişme bozar?

  • Yanılırsam en fazla ne kadar kaybederim?

  • Bu yükselişin arkasında veri mi var, yoksa sadece heyecan mı?

  • Bugün bu hisseyi hiç tanımıyor olsaydım, yine aynı fiyattan alır mıydım?

İnanın bana…

Bu soruların cevabını dürüstçe verebilirseniz, borsada birçok yatırımcının önüne geçersiniz.

Çünkü borsa sadece rakamların yeri değildir, boşuna demiyorum “borsada 2+2 4 etmez” diye …


Borsa sadece bilgiden ve matematikten ibaret olsa veri takip uygulaması (şu akşama kadar izlediğiniz ekranlar, temel analiz siteleri vs) olan herkesin hiç kaybetmeden sürekli para kazanması lazım.


Borsa, beklentilerin, psikolojinin ve disiplinin savaş alanıdır.


Ve unutmayın…


Fiyatlar her zaman gerçeği göstermez. Çoğu zaman sadece insanların o anki beklentisini gösterir.


Gerçek değeri ise şirketlerin mutfağına, banyosuna gerekirse yatak odasına girip siz gözünüzle görmelisiniz. :)




 
 
 

Yorumlar


  • Instagram
  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • YouTube

Y. Öveçler Mh. Lizbon Cad No:36/5

Çankaya/Ankara, Türkiye

Tel: +905425046471

e-posta: nfrsl@outlook.com

IMG_7393.jpg

©2020 nfrsl. 

Tüm Hakları Saklıdır 

© Copyright
bottom of page